27 Ağustos 2009 Perşembe

RUŞEN ERGÜN'ÜN "YAZLIK SİNEMA" ADLI ÖYKÜ KİTABINA GENEL BİR BAKIŞ

"Onlar sormayı unutsalar bile sen söylemeyi unutma sakın; senin baban da madenciydi, madende öldü. Bugüne bugün, koskoca yedi puanın var senin"*

Ruşen Ergün'ün 'Yedi Puan' isimli öyküsünden...


Ruşen Ergün; 1966 yılında Gaziantep'te doğdu. Dicle Üniversitesi, İngilizce Bölümünü bitirdi. İlk öyküsü Varlık Dergisi'nde yayımlandı. Kül Öykü Gazetesi, Berfin Bahar, Beş Parmak, Hayal, Deliler Teknesi, Öykü Teknesi, Ünlem dergilerinde öyküleri, söyleşileri, araştırma-inceleme ve kuramsal yazıları yayımlandı. (2006) Samim Kocagöz Öykü Yarışması üçüncülük, (2007) Afyon Kocatepe Öykü Yarışması mansiyon, (2007) Sabit İnce Edebiyat Ödülleri, öykü dalında ikinciliğe değer görüldü. Ürünleriyle çeşitli antolojilerde yer aldı.

Ruşen Ergün'ün 2008 yılında Kanguru Yayınları'ndan çıkan ilk öykü kitabı. Öykülerinin genelinde sıradan insanın yaşamını; hüzünlerini, sevinçlerini ele alıyor. Bunu yaparken gündelik ilişkileri öykülerinde en ince ayrıntısına kadar yaşatıyor okurlarına.

"Ben" anlatımın hakim olduğu bu ilk kitabında ülkemiz kadınlarının iç dünyasına yolculuğa davet ediyor okuru ve bu yolculukta kadınların kendi aralarında düzenlediği toplantılarını, altın günlerini, bunların içinde dedikodularını, sıkıntılarını güzel bir dille yansıtıyor.

İnsanın yaşamda nasıl değiştiğini, umutlarının neye göre; hangi yaşam kalitesine göre şekillendiğini imleyen öyküler bunlar. Küçük bir kız çocuğunun yetiştiği sosyal çevrenin, ona gençlik yıllarında nelerle karşılaşacağına dair ipucu niteliğinde sayılabilecek kahramanların birebir hayatla yüzleştiği öyküler var kitapta. Yer yer bazı öykülerinde insanın geçmişle hesaplaşması, geçmişe özlemi süzülüyor sayfalar arasından.

"Yazlık Sinema" kitaba adını verdiği öykü nostalji yaşatıyor okurlarına. Özellikle "Kayıp" isimli öyküde kurgu, ritim, anlatım belleğime hoş anlar yaşattı. "İşte öykü" dedim, iyi ki bu kitabı es geçmemişim.

Yazar, on iki öyküyle oluşturduğu kitabında, erkek egemen toplumda, eve hapsedilen, yemek yapmaya yarayan, söz hakkı pek olmayan dertli kadınların küçük şeylerle de olsa mutluluklarını nasıl da coşkuyla paylaştıklarını, sessizliklerini kendi iç dünyalarında karamsar bir şekilde yaşadıklarını içimizde bize çağrıştıran acı-tatlı ayrıntılarla hissettiriyor.

Okuru soru sormaya, kendiyle hesaplaşmaya yönlendiren öykülerini, iç monologlarla güçlendirmiş.

Yazarı kutluyor, yeni yaratılarında başarısını diliyorum.

Son olarak öykücünün yalın dili, sürükleyici anlatımı ve konu seçimindeki titizliği bana okunması gereken yapıt dedirtiyor.



*Mülakatlarda madenci çocukları artı yedi puan önde değerlendirilmektedir.



Onur Aslan
Hatay Söz Gazetesi, 15 Haziran 2009 Pazartesi, sayfa 6

1 yorum:

  1. Merhaba Ruşen, Kitabınızı mutlaka okumak ve blogumda yazmak isterim. Nereden satın alabilirim? Tebrikler!

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails